Adjektiv

freigemacht

boşaltılmış, temizlenmiş, serbest bırakılmış

Der Platz wurde für die Veranstaltung freigemacht.

Meydan etkinlik için boşaltıldı.

Er hat den Abend für dich freigemacht.

Akşamı senin için boşalttı.

Der Tisch muss noch freigemacht werden.

Masanın hala temizlenmesi gerekiyor.

((bir şeyi)) boşaltmak ((için+4)) bir şeyi bir şey için boşaltmak Yeri bizim için boşalttı.

kendine ((zaman)) ayırmak kendine akşamı ayırmak Akşamı kendine ayırdı.

Eş anlamlılar: boşaltılmış, temizlenmiş; Zıt anlamlılar: meşgul, dolu

'frei' (serbest) + 'gemacht' (yapılmış). Kelimenin tam anlamıyla 'serbest yapılmış', bir alanı temizlemek veya zaman ayırmak için kullanılır.

Bir alanı veya programınızı engellerden veya randevulardan 'serbest' 'hale getirdiğinizi' düşünün.

Bu sayfa öğrenme desteği amacıyla tasarlanmıştır. Lütfen resmi bir sözlük olarak değil, öğrenme referansı olarak kullanın.