Verb

füllen

doldurmak

Er füllt das Glas mit Wasser.

Bardağı suyla dolduruyor.

Der Duft füllt den ganzen Raum.

Koku tüm odayı dolduruyor.

((et4)) ((mit+3)) bir şeyi bir şeyle doldurmak Bardağı suyla dolduruyor.

((et4)) bir şeyi doldurmak Koku odayı dolduruyor.

Eş anlamlılar: auffüllen (yeniden doldurmak), einfüllen (içine dökmek); Zıt anlamlı: leeren (boşaltmak)

Proto-Cermence *fullijaną ('dolu hale getirmek') kelimesinden gelir, İngilizce 'fill' ve 'full' ile kökteştir.

"füllen", İngilizce "fill" kelimesine çok benzer. Bir bardağı "dolu" (voll) olana kadar "doldurduğunuzu" hayal edin.

Bu sayfa öğrenme desteği amacıyla tasarlanmıştır. Lütfen resmi bir sözlük olarak değil, öğrenme referansı olarak kullanın.