füllen
Çeviri
doldurdular, dolduruyorlardı
Örnekler
Sie füllten die Kisten mit Äpfeln.
Kutuları elmalarla doldurdular.
Tränen füllten ihre Augen.
Gözlerini yaşlar doldurdu.
Dilbilgisi Kalıpları
((et4)) ((mit+3)) bir şeyi bir şeyle doldurmak Kutuları elmalarla doldurdular.
((et4)) bir şeyi doldurmak Gözlerini yaşlar doldurdu.
Benzer Kelimeler
Eş anlamlılar: auffüllen (yeniden doldurmak), einfüllen (içine dökmek); Zıt anlamlı: leeren (boşaltmak)
Etimoloji
Proto-Cermence *fullijaną ('dolu hale getirmek') kelimesinden gelir, İngilizce 'fill' ve 'full' ile kökteştir.
Hafıza İpuçları
"füllen", İngilizce "fill" kelimesine çok benzer. 'füllten', geçmiş zaman halidir.