Verb

überleben

hayatta kalmak, sağ kurtulmak, -den daha uzun yaşamak

Er hat den Unfall überlebt.

Kazadan sağ kurtuldu.

Sie überlebte ihren Mann um zehn Jahre.

Kocasından on yıl daha uzun yaşadı.

((et4)) bir şeyden sağ kurtulmak Kazadan sağ kurtuldu.

((j-n)) birinden daha uzun yaşamak Kocasından daha uzun yaşadı.

Eş anlamlılar: sağ çıkmak, hayatta kalmak; Zıt anlamlılar: sterben, umkommen

'über' (üzerinde, ötesinde) + 'leben' (yaşamak). Kelimenin tam anlamıyla belirli bir noktanın veya olayın 'ötesinde yaşamak'.

Bir felaketin 'üzerinde yaşamak' veya başka birinin ömrünün 'ötesinde yaşamak' gibi düşünün.

Bu sayfa öğrenme desteği amacıyla tasarlanmıştır. Lütfen resmi bir sözlük olarak değil, öğrenme referansı olarak kullanın.