gebunden
Çeviri
bağlı, ciltli, mecbur, yükümlü
Örnekler
Ich mag den Geruch von frisch gebundenen Büchern.
Taze ciltlenmiş kitapların kokusunu severim.
Er sprach mit dem an den Stuhl gebundenen Mann.
Sandalyeye bağlı adamla konuştu.
Dilbilgisi Kalıpları
((bir şeye)) bağlı olmak Sözüne bağlıdır.
Benzer Kelimeler
Eş anlamlılar: yükümlü (verpflichtet), bağlı; Zıt anlamlılar: serbest (ungebunden), özgür (frei)
Etimoloji
'binden' (bağlamak) fiilinin geçmiş zaman ortacı. 'ge-' öneki geçmiş zaman ortacını belirtir.
Hafıza İpuçları
'Ciltli' bir kitap veya bir söze 'bağlı' olmayı düşünün.