Adjektiv

gefürchtet

korkulan, çekinilen

Der gefürchtete Pirat segelte über das Meer.

Korkulan korsan denizde yelken açtı.

Die Prüfung war bei allen Studenten gefürchtet.

Sınav tüm öğrenciler tarafından korkuluyordu.

((bir isimden önce sıfat olarak)) korkulan ... Korkulan öğretmen odaya girdi. Der gefürchtete Lehrer kam ins Zimmer.

Eş anlamlılar: çekinilen, saygı duyulan; Zıt anlamlılar: sevilen, hayran olunan

'fürchten' (korkmak) fiilinin geçmiş zaman ortacı. 'ge-' öneki, 'Furcht' (korku) kökü ve '-et' ekinden oluşur.

Kelime, 'korku' anlamına gelen 'Furcht' kelimesini içerir. 'gefürchtet' olan bir şey, başkalarında korku uyandırır.

Bu sayfa öğrenme desteği amacıyla tasarlanmıştır. Lütfen resmi bir sözlük olarak değil, öğrenme referansı olarak kullanın.