reichen
Çeviri
yetmek, kafi gelmek, uzatmak, vermek
Örnekler
Das Geld hat leider nicht gereicht.
Maalesef para yetmedi.
Er hat mir das Salz gereicht.
Bana tuzu uzattı.
Zum Dessert wurde Kuchen gereicht.
Tatlı olarak kek ikram edildi.
Dilbilgisi Kalıpları
((bir şey)) reichen yetmek. Das Geld reicht.
((birine)) ((bir şeyi)) reichen birine bir şeyi uzatmak. Er hat mir das Buch gereicht.
Benzer Kelimeler
Eş anlamlılar: genügen, ausreichen (yetmek); geben, übergeben (vermek)
Etimoloji
İngilizce 'to reach' (ulaşmak) kelimesiyle kökteştir.
Hafıza İpuçları
Paranızın yetmesi için belirli bir miktara 'ulaşması' gerektiğini veya birine bir şey vermek için 'uzandığınızı' hayal edin.