Adjektiv

gewandt

becerikli, kıvrak, usta, çevik

Sie ist sehr gewandt im Umgang mit Menschen.

İnsanlarla ilişkilerinde çok beceriklidir.

Er hat eine gewandte Ausdrucksweise.

Etkileyici bir ifade tarzı var.

Der Turner war körperlich sehr gewandt.

Jimnastikçi fiziksel olarak çok çevikti.

((gewandt)) ((in+3)) bir şeyde becerikli Müzakerelerde beceriklidir. Er ist gewandt in Verhandlungen.

((Sıfat)) + ((İsim)) becerikli ... Becerikli bir cevap verdi. Sie gab eine gewandte Antwort.

Eş anlamlılar: geschickt, eloquent, agil; Zıt anlamlılar: ungeschickt, beceriksiz

'wenden' (döndürmek) fiilinin geçmiş zaman ortacı. Farklı durumlara ustalıkla 'dönme' veya uyum sağlama yeteneğini ifade eder.

Herhangi bir durumu idare etmek için vücudunu veya sözlerini kolayca 'döndürebilen' (wenden) birini hayal edin.

Bu sayfa öğrenme desteği amacıyla tasarlanmıştır. Lütfen resmi bir sözlük olarak değil, öğrenme referansı olarak kullanın.