die Hinterlassenschaften
Çeviri
miras, tereke, kalıntılar
Örnekler
Er regelte seine Hinterlassenschaften.
Miras işlerini halletti.
Die archäologischen Hinterlassenschaften sind bedeutend.
Arkeolojik kalıntılar önemlidir.
Dilbilgisi Kalıpları
mirasını düzenlemek seine/ihre Hinterlassenschaften regeln Miras işlerini halletti.
((birinin)) mirası/kalıntıları die Hinterlassenschaften ((von j-m)) Sanatçının mirası sergilendi.
Benzer Kelimeler
Synonyms: Erbe, Nachlass, Vermächtnis
Etimoloji
'hinter' (arkada) + 'lassen' (bırakmak) + '-schaft' (isim eki). Kelimenin tam anlamıyla 'arkada bırakılan şey'.
Hafıza İpuçları
Birinin öldükten sonra 'arkasında bıraktığı' şeyleri düşünün. Bu, maddi varlıklar (miras) veya manevi şeyler (kültürel miras) olabilir.