Nomen

die Inzidenz

insidans, görülme sıklığı

Die Inzidenz der Krankheit ist hoch.

Hastalığın insidansı yüksek.

Wir müssen die Inzidenz senken.

İnsidansı düşürmemiz gerekiyor.

bir şeyin insidansı die Inzidenz von et3 Grip insidansı kışın daha yüksektir. Die Inzidenz von Grippe ist im Winter höher.

yüksek/düşük insidansa sahip olmak eine hohe/niedrige Inzidenz haben Bölge yüksek bir insidansa sahip. Die Region hat eine hohe Inzidenz.

Eş anlamlılar: Häufigkeit (sıklık), Rate (oran); Zıt anlamlılar: Prävalenz (prevalans)

Latince 'incidentia' (meydana gelme, olay) kelimesinden gelir. İngilizce 'incidence' kelimesiyle ilişkilidir.

İngilizce 'incident' (olay) kelimesini düşünün. 'Inzidenz', bir hastalık gibi 'olayların' meydana gelme oranıdır.

Bu sayfa öğrenme desteği amacıyla tasarlanmıştır. Lütfen resmi bir sözlük olarak değil, öğrenme referansı olarak kullanın.