Adjektiv

konkrete

somut, belirgin, spesifik

Ich brauche eine konkrete Antwort.

Somut bir cevaba ihtiyacım var.

Haben Sie konkrete Pläne für das Wochenende?

Hafta sonu için somut planlarınız var mı?

Das ist ein sehr konkreter Vorschlag.

Bu çok somut bir öneri.

((sıfat)) + ((isim)) Bir ismin somut veya belirli olduğunu belirtmek için niteler. Ich habe eine konkrete Idee.

Eş anlamlılar: spesifik, elle tutulur; Zıt anlamlılar: abstrakt (soyut), vage (belirsiz)

Latince 'birlikte büyümüş, yoğunlaşmış' anlamına gelen 'concretus' kelimesinden gelir. Türkçe'deki 'konkret' ve İngilizce'deki 'concrete' ile kökteştir.

İngilizce'deki 'concrete' (beton) kelimesiyle neredeyse aynıdır. Sağlam bir beton blok düşünün - soyut değil, gerçek ve somut bir şey.

Bu sayfa öğrenme desteği amacıyla tasarlanmıştır. Lütfen resmi bir sözlük olarak değil, öğrenme referansı olarak kullanın.