Nomen

der Lebensmut

yaşama cesareti, yaşama sevinci

Trotz der Krankheit verlor sie nie den Lebensmut.

Hastalığa rağmen yaşama cesaretini hiç kaybetmedi.

Er schöpfte neuen Lebensmut aus der Musik.

Müzikten yeni yaşama cesareti buldu.

yaşama cesaretini ((kaybetmek)) İnsan yaşama cesaretini kaybetmemeli. Man darf den Lebensmut nicht verlieren.

yeni yaşama cesareti ((bulmak)) Yeni yaşama cesareti buldu. Er schöpfte neuen Lebensmut.

der Lebenswille (yaşama isteği), die Zuversicht (güven); Zıt anlamlılar: die Verzweiflung (umutsuzluk)

'Leben' (hayat) ve 'Mut' (cesaret) kelimelerinin birleşimi. Kelimenin tam anlamıyla 'hayat cesareti'.

'Leben' (hayat) ile yüzleşmek için ihtiyacınız olan 'Mut' (cesaret) olarak düşünün.

Bu sayfa öğrenme desteği amacıyla tasarlanmıştır. Lütfen resmi bir sözlük olarak değil, öğrenme referansı olarak kullanın.