die Lehrverpflichtung
Çeviri
öğretim yükümlülüğü, ders yükü
Örnekler
Der Professor hat eine hohe Lehrverpflichtung.
Profesörün öğretim yükümlülüğü ağır.
Sie muss ihre Lehrverpflichtungen für das Semester planen.
Dönem için öğretim yükümlülüklerini planlamak zorunda.
Dilbilgisi Kalıpları
bir öğretim yükümlülüğü ((olmak)) ((eine Lehrverpflichtung haben)) Profesörün haftada sekiz saatlik bir öğretim yükümlülüğü var.
Benzer Kelimeler
Lehrpensum (ders yükü), Lehrauftrag (öğretim görevi)
Etimoloji
'Lehre' (öğretim) ve 'Verpflichtung' (yükümlülük/görev) kelimelerinin birleşimidir.
Hafıza İpuçları
Kelimenin tam anlamıyla 'öğretim-yükümlülüğü'. Bir öğretmenin veya profesörün yerine getirmekle yükümlü olduğu görevleri düşünün.