Adjektiv

limitiert

sınırlı, kısıtlı

Wir haben nur einen limitierten Vorrat.

Sadece sınırlı bir stoğumuz var.

Die limitierten Plätze waren schnell weg.

Sınırlı sayıdaki koltuklar çabucak tükendi.

Das Angebot ist zeitlich limitiert.

Teklif zamanla sınırlıdır.

((sıfat)) + isim niteleme sıfatı olarak kullanılır Bu sınırlı bir sürümdür.

Eş anlamlılar: begrenzt, beschränkt; Zıt anlamlılar: unbegrenzt, unlimitiert

Almanca 'limitieren' (sınırlamak) fiilinden gelir, bu da Latince 'limes' (sınır) kelimesinden türemiştir.

İngilizce 'limited' kelimesine çok benzer. Anlamını hatırlamak için 'sınırlı sayıda üretim' (limited edition) bir ürünü düşünün.

Bu sayfa öğrenme desteği amacıyla tasarlanmıştır. Lütfen resmi bir sözlük olarak değil, öğrenme referansı olarak kullanın.