Verb

führen

yönetmek, yol göstermek, götürmek, rehberlik etmek

Der Weg führt zum Bahnhof.

Yol istasyona çıkıyor.

Sie führt das Geschäft sehr gut.

İşi çok iyi yönetiyor.

Er führt die Touristen durch die Stadt.

Turistleri şehirde gezdiriyor.

Das führt zu nichts.

Bu hiçbir şeye varmaz.

((j-n/et4)) (birini/bir şeyi) yönetmek, götürmek Er führt die Gruppe.

((et4)) (bir yeri) işletmek Sie führt ein Hotel.

((zu et3)) (bir yere) çıkmak, varmak Der Weg führt zum Strand.

Eş anlamlı: leiten; Zıt anlamlı: takip etmek

'fahren' (gitmek) fiilinin ettirgen hali (gitmesini sağlamak -> götürmek).

Bir 'Führer' (rehber) veya 'Führerschein' (ehliyet) düşünün.

Bu sayfa öğrenme desteği amacıyla tasarlanmıştır. Lütfen resmi bir sözlük olarak değil, öğrenme referansı olarak kullanın.