angrenzend
Çeviri
bitişik, komşu, sınır
Örnekler
Wir wohnen in der angrenzenden Straße.
Bitişikteki caddede oturuyoruz.
Die angrenzenden Felder gehören dem Bauern.
Bitişikteki tarlalar çiftçiye ait.
Dilbilgisi Kalıpları
((bir isimden önce sıfat olarak)) bitişik Die angrenzenden Häuser sind neu.
((an+4)) -e bitişik olmak Arsa parka bitişiktir (Das Grundstück ist an den Park angrenzend).
Benzer Kelimeler
Eş anlamlılar: bitişik, komşu; Zıt anlamlılar: uzak
Etimoloji
'an-' (yanında, bitişiğinde) öneki ve 'grenzen' (sınırı olmak) fiilinin şimdiki zaman ortacıdır. Kelimenin tam anlamıyla 'sınırdaş olan' demektir.
Hafıza İpuçları
'Grenze' (sınır) kelimesini düşünün. 'angrenzend' olan bir şey o sınıra bitişiktir.