Verb

begeistern

coşturmak, heyecanlandırmak, hayran bırakmak

Der Film hat das Publikum begeistert.

Film seyirciyi coşturdu.

Er begeistert sich für klassische Musik.

Klasik müziğe büyük bir ilgi duyuyor.

((j-n)) begeistern (birini) coşturmak Müziği milyonları coşturuyor.

sich ((für+4)) begeistern (bir şeye) hayran olmak Futbola hayranlık duyuyor.

Eş anlamlılar: faszinieren, mitreißen; Zıt anlamlılar: langweilen, enttäuschen

be- ön eki + Geist (ruh) + -ern fiil ekinden oluşur. Kelimenin tam anlamıyla 'birine ruh katmak' demektir.

Birini 'Geist' (ruh) ile doldurarak onu heyecanlandırdığınızı veya coşturduğunuzu hayal edin.

Bu sayfa öğrenme desteği amacıyla tasarlanmıştır. Lütfen resmi bir sözlük olarak değil, öğrenme referansı olarak kullanın.