rufen
Çeviri
çağırmak, bağırmak
Örnekler
Die Mutter ruft die Kinder.
Anne çocukları çağırıyor.
Er ruft laut um Hilfe.
Yüksek sesle yardım için bağırıyor.
Ich rufe ein Taxi für dich.
Senin için bir taksi çağırıyorum.
Dilbilgisi Kalıpları
((j-n)) rufen (birini4) çağırmak Die Mutter ruft das Kind.
((nach+3)) rufen (birini/bir şeyi3) çağırmak Er ruft nach dem Arzt.
Benzer Kelimeler
Eş anlamlılar: schreien (bağırmak); İlişkili: anrufen (telefon etmek)
Etimoloji
Eski Yüksek Almanca 'ruofan' kelimesinden gelir, İngilizce 'roar' (kükremek) ile ilişkilidir.
Hafıza İpuçları
Birinin çatıdan ('roof' İngilizce'de 'ruf' gibi ses çıkarır) bağırdığını hayal edin.