Verb

sicher|stellen

sağlamak, emin olmak, garanti etmek

Wir müssen sicherstellen, dass alles bereit ist.

Her şeyin hazır olduğundan emin olmalıyız.

Die Polizei soll die Ordnung sicherstellen.

Polis düzeni sağlamalıdır.

((et4)) bir şeyi sağlamak Polis düzeni sağlamalıdır.

((dass...)) ...-dığından emin olmak Her şeyin hazır olduğundan emin olmalıyız.

Eş anlamlılar: gewährleisten, garantieren; Zıt anlamlı: gefährden (tehlikeye atmak)

'sicher' (emin, güvenli) ve 'stellen' (koymak, yerleştirmek) kelimelerinden oluşur. Kelimenin tam anlamıyla 'güvenli bir duruma getirmek'.

Bir şeyi 'güvenli' ('sicher') bir yere 'koyarak' ('stellen') 'sağlama aldığınızı' düşünün.

Bu sayfa öğrenme desteği amacıyla tasarlanmıştır. Lütfen resmi bir sözlük olarak değil, öğrenme referansı olarak kullanın.