Verb

sitzen

oturmak, uymak (kıyafet), hapis yatmak

Der Mann sitzt auf dem Stuhl.

Adam sandalyede oturuyor.

Die Hose sitzt perfekt.

Pantolon mükemmel uyuyor.

Er sitzt für zwei Jahre im Gefängnis.

İki yıl hapis yatıyor.

((auf+3)) / ((in+3)) bir şeyin üzerinde/içinde oturmak Er sitzt auf dem Stuhl.

((j-m)) birine uymak (kıyafet) Die Jacke sitzt dir gut.

Eş anlamlılar: hocken (çömelmek); Zıt anlamlılar: stehen (ayakta durmak), liegen (yatmak)

Eski Yüksek Almanca 'sizzen' kelimesinden gelir, İngilizce 'sit' ile kökteştir.

İngilizce 'sit' kelimesine çok benzer. Birinin oturduğunu hayal edin.

Bu sayfa öğrenme desteği amacıyla tasarlanmıştır. Lütfen resmi bir sözlük olarak değil, öğrenme referansı olarak kullanın.