Adjektiv

unglücklich

mutsuz, talihsiz, şanssız

Er ist unglücklich über das Ergebnis.

Sonuçtan dolayı mutsuz.

Das war eine unglückliche Entscheidung.

Bu talihsiz bir karardı.

Sie ist unglücklich verliebt.

O, mutsuz bir şekilde aşık.

((olmak)) unglücklich mutsuz olmak O mutsuz.

unglücklich ((über+4)) bir şeyden dolayı mutsuz olmak Kötü nottan dolayı mutsuz.

Eş anlamlılar: traurig (üzgün), betrübt (kederli); Zıt anlamlılar: glücklich (mutlu), froh (neşeli)

'un-' (olumsuzluk) öneki + 'glücklich' (mutlu/şanslı). Kelimenin tam anlamıyla 'mutsuz' veya 'şanssız' demektir.

'un-' önekinin Türkçedeki '-suz/-siz' ekine benzediğini unutmayın. 'Glück' kelimesinin şans/mutluluk olduğunu biliyorsanız, anlamı açıktır.

Bu sayfa öğrenme desteği amacıyla tasarlanmıştır. Lütfen resmi bir sözlük olarak değil, öğrenme referansı olarak kullanın.