Adjektiv

unbeaufsichtigt

gözetimsiz, başıboş

Lass die Kinder nicht unbeaufsichtigt spielen.

Çocukların gözetimsiz oynamasına izin verme.

Der Koffer stand unbeaufsichtigt am Bahnhof.

Bavul istasyonda başıboş duruyordu.

((et4/j-n)) unbeaufsichtigt lassen birini/bir şeyi gözetimsiz bırakmak Lass den Hund nicht unbeaufsichtigt.

Eş anlamlılar: yalnız bırakılmış; Zıt anlamlılar: gözetimli, denetimli

un- (olumsuzluk) + beaufsichtigt (gözetilmiş), beaufsichtigen (gözetmek) fiilinin geçmiş zaman ortacı.

Kelimeyi şöyle ayırın: 'un-' (değil) + 'auf Sicht' (görüşte). Görüşte olmayan bir şey gözetimsizdir.

Bu sayfa öğrenme desteği amacıyla tasarlanmıştır. Lütfen resmi bir sözlük olarak değil, öğrenme referansı olarak kullanın.