Adjektiv

verloren

kayıp, kaybolmuş

Ich habe meinen verlorenen Schlüssel gefunden.

Kaybettiğim anahtarımı buldum.

Das verlorene Kind weinte.

Kayıp çocuk ağlıyordu.

Er kämpfte einen verlorenen Kampf.

Kaybedilmiş bir savaş verdi.

kayıp + isim kayıp hazine

yitik; Zıt anlamlılar: bulunmuş

'verlieren' (kaybetmek) fiilinin geçmiş zaman ortacıdır. 'Kayıp' anlamına gelen bir sıfat olarak kullanılır.

İngilizce'deki 'to lose' fiilinin geçmiş zaman ortacının 'lost' olması gibi, 'verlieren' fiilinin geçmiş zaman ortacı da 'verloren'dir.

Bu sayfa öğrenme desteği amacıyla tasarlanmıştır. Lütfen resmi bir sözlük olarak değil, öğrenme referansı olarak kullanın.