verschlimmern
Çeviri
kötüleştirmek, ağırlaştırmak, şiddetlendirmek
Örnekler
Das Wetter verschlimmerte die Lage.
Hava durumu, durumu kötüleştirdi.
Sein Zustand hat sich verschlimmert.
Onun durumu kötüleşti.
Dilbilgisi Kalıpları
((et4)) bir şeyi kötüleştirmek Sigara içmek öksürüğü kötüleştirir.
((sich)) kötüleşmek Durum kötüleşti.
Benzer Kelimeler
Eş anlamlılar: verschlechtern; Zıt anlamlılar: verbessern, lindern
Etimoloji
`ver-` (genellikle olumsuz bir değişimi belirten ön ek) + `schlimm` (kötü) + `-ern` (fiil eki). Kelimenin tam anlamıyla 'daha kötü yapmak'.
Hafıza İpuçları
İçinde `schlimm` (kötü) kelimesi geçtiği için 'kötüleştirmek' anlamını kolayca tahmin edebilirsiniz. `ver-` ön eki genellikle olumsuz bir değişimi belirtir.