stationären
Çeviri
yatarak, sabit, durağan
Örnekler
Der Patient braucht einen stationären Aufenthalt.
Hastanın yatarak kalması gerekiyor.
Wir sprechen mit dem stationären Handel.
Fiziksel perakende sektörü ile konuşuyoruz.
Dilbilgisi Kalıpları
((stationären)) + ((İsim)) (eril tekil ismin -i halinde, veya -e/-in halinde, veya çoğul -e halindeki bir isimden önce) Er braucht einen stationären Aufenthalt.
Benzer Kelimeler
Eş anlamlılar: unbeweglich (hareketsiz), ortsfest (sabit); Zıt anlamlılar: mobil (hareketli), ambulant (ayakta)
Etimoloji
Latince 'statio' (durma, mevki) kelimesinden gelir, İngilizce 'station' kelimesiyle ilgilidir.
Hafıza İpuçları
Bir şeylerin 'kaldığı' bir 'istasyon' düşünün. Bir hasta 'yatarak' ('stationäre') tedavi için hastanede 'kalır'.