Verb

strafverfolgen

cezai takibatta bulunmak, kovuşturmak

Die Staatsanwaltschaft wird ihn strafverfolgen.

Savcılık onu cezai takibata alacak.

Er wurde wegen Betrugs strafverfolgt.

Dolandırıcılık nedeniyle hakkında kovuşturma yapıldı.

((b-ni)) ((b-yden dolayı)) kovuşturmak ((j-n)) ((wegen et2)) strafverfolgen Hırsızlık nedeniyle hakkında kovuşturma yapıldı.

Eş anlamlılar: anklagen (suçlamak), belangen (dava açmak)

'Strafe' (ceza) ve 'verfolgen' (takip etmek) kelimelerinden gelir. Kelimenin tam anlamı 'ceza ile takip etmek'tir.

Bir suçluyu 'ceza' (Strafe) vermek için 'takip etmek' (verfolgen) olarak düşünün.

Bu sayfa öğrenme desteği amacıyla tasarlanmıştır. Lütfen resmi bir sözlük olarak değil, öğrenme referansı olarak kullanın.