Adjektiv

typisch

tipik, karakteristik, özgü

Das ist ein typisches deutsches Gericht.

Bu tipik bir Alman yemeğidir.

Es ist typisch für ihn, zu spät zu kommen.

Geç kalmak onun için tipik bir davranıştır.

Sein Verhalten war typisch.

Onun davranışı tipikti.

typisch + İsim (çekimli) Bu tipik bir hatadır. (Das ist ein typischer Fehler.)

olmak + typisch Bu tipik.

olmak + typisch + für+akkusativ Bu onun için tipik. (Das ist typisch für ihn.)

karakteristik, belirgin; Zıt anlamlılar: untypisch, atypisch (tipik olmayan)

Latince 'typicus' kelimesinden gelir ve Almanca 'Typ' (tip) kelimesiyle ilişkilidir.

Türkçe'deki 'tipik' kelimesiyle aynı kökten gelir. Belirli bir 'tipe' uyan bir şeyi düşünün.

Bu sayfa öğrenme desteği amacıyla tasarlanmıştır. Lütfen resmi bir sözlük olarak değil, öğrenme referansı olarak kullanın.