Adjektiv

vorgesehen

öngörülen, planlanan, tasarlanan

Bitte nutzen Sie den vorgesehenen Eingang.

Lütfen belirlenen girişi kullanın.

Er kam zum vorgesehenen Zeitpunkt.

Öngörülen zamanda geldi.

vorgesehen + İsim öngörülen/belirlenen isim. Der vorgesehene Termin wurde verschoben.

Eş anlamlılar: geplant (planlanmış), bestimmt (belirlenmiş), beabsichtigt (kasıtlı)

`vor-` (ön) öneki + `gesehen` ('görmek' fiilinin geçmiş zaman ortacı). Kelimenin tam anlamıyla 'önceden görülmüş'.

Bunu 'önceden gördüğünüz' (`vor-gesehen`) ve bu nedenle planladığınız bir şey olarak düşünün.

Bu sayfa öğrenme desteği amacıyla tasarlanmıştır. Lütfen resmi bir sözlük olarak değil, öğrenme referansı olarak kullanın.