Nomen

die Zeitspanne

zaman aralığı, süre, zaman dilimi

In dieser Zeitspanne ist viel passiert.

Bu zaman aralığında çok şey oldu.

Die Zeitspanne für das Projekt ist kurz.

Proje için zaman aralığı kısa.

((... bir zaman aralığında)) Bunu üç günlük bir zaman aralığında başarmalıyız. Wir müssen das innerhalb einer Zeitspanne von drei Tagen schaffen.

Eş anlamlılar: Zeitraum, Periode, Frist

'Zeit' (zaman) + 'Spanne' (aralık, açıklık). Kelimenin tam anlamıyla 'zaman aralığı'.

İki 'zaman' (Zeit) noktası arasına 'gerilmiş' (spannen) bir ip düşünün. Bu mesafe 'Zeitspanne'dir.

Bu sayfa öğrenme desteği amacıyla tasarlanmıştır. Lütfen resmi bir sözlük olarak değil, öğrenme referansı olarak kullanın.