befahren
Çeviri
işlek (yol), trafikli
Örnekler
Wir wohnen an einer stark befahrenen Straße.
İşlek bir caddede oturuyoruz.
Dieser Weg ist nicht oft befahren.
Bu yolda sık sık seyahat edilmez.
Dilbilgisi Kalıpları
((Sıfat)) + ((İsim)) işlek ~ Çok işlek bir cadde. Eine stark befahrene Straße.
Benzer Kelimeler
Eş anlamlılar: verkehrsreich, belebt; Zıt anlamlılar: ıssız, sakin
Etimoloji
'befahren' (üzerinden geçmek) fiilinin geçmiş zaman ortacı. 'be-' (bir şeye etki etme) + 'fahren' (sürmek). 'Üzerinde sürülmüş' bir durumu anlatır.
Hafıza İpuçları
Birçok araba tarafından 'üzerinde sürülmüş' (befahren) bir yol düşünün, bu da onu 'işlek' yapar.