unangenehm
Çeviri
nahoş, tatsız, rahatsız edici
Örnekler
Das war ein unangenehmes Gespräch.
Bu nahoş bir sohbetti.
Der Geruch ist sehr unangenehm.
Koku çok nahoş.
Ich bin in einer unangenehmen Lage.
Nahoş bir durumdayım.
Dilbilgisi Kalıpları
((yüklem)) nahoş olmak Durum nahoş. (Die Situation ist unangenehm.)
((sıfat)) nahoş bir ... nahoş bir koku (ein unangenehmer Geruch)
Benzer Kelimeler
Eş anlamlılar: lästig (rahatsız edici), störend (rahatsız edici); Zıt anlamlılar: angenehm (hoş), erfreulich (sevindirici)
Etimoloji
un- (olumsuzluk) ön eki + angenehm (hoş) kelimesinden oluşur. Kelimenin tam anlamı 'hoş olmayan'dır.
Hafıza İpuçları
'un-' ön ekinin olumsuzluk belirttiğini unutmayın. 'angenehm' kelimesinin 'hoş' olduğunu bilirseniz, zıttını kolayca hatırlarsınız.