getränkt
Çeviri
ıslatılmış, doymuş, emdirilmiş
Örnekler
Der Schwamm ist mit Wasser getränkt.
Sünger suyla ıslatılmış.
Das Holz war tief mit Öl getränkt.
Ahşap derinlemesine yağa emdirilmişti.
Dilbilgisi Kalıpları
((et3)) ile ıslatılmış olmak su ile ıslatılmış olmak Der Schwamm ist mit Wasser getränkt.
Benzer Kelimeler
Eşanlamlılar: durchnässt, vollgesogen; Zıtanlamlılar: trocken
Etimoloji
'tränken' (ıslatmak, sulamak) fiilinin geçmiş zaman ortacı. Bu fiil, 'trinken' (içmek) fiilinin ettirgen halidir, yani 'içirmek' anlamına gelir.
Hafıza İpuçları
Bir süngere su 'içirdiğinizi' (trinken) ve tamamen dolduğunda 'ıslanmış' (getränkt) hale geldiğini hayal edin.