Adjektiv

vorteilhaft

avantajlı, faydalı, elverişli

Das ist ein vorteilhaftes Angebot.

Bu avantajlı bir teklif.

Diese Regelung ist für alle vorteilhaft.

Bu düzenleme herkes için faydalıdır.

Sie kleidet sich immer sehr vorteilhaft.

Her zaman çok hoş giyinir.

biri/bir şey için avantajlı olmak Bu düzenleme herkes için faydalıdır.

Eş anlamlılar: günstig (elverişli), nützlich (faydalı); Zıt anlamlılar: nachteilig (dezavantajlı), schädlich (zararlı)

'Vorteil' (avantaj) kelimesine '-haft' (sahip olan) ekinin eklenmesiyle oluşmuştur.

Bir 'Vorteil' (avantaj) getiren bir şeyi düşünün.

Bu sayfa öğrenme desteği amacıyla tasarlanmıştır. Lütfen resmi bir sözlük olarak değil, öğrenme referansı olarak kullanın.