fordern
Çeviri
talep etmek, istemek, gerektirmek, meydan okumak
Örnekler
Die Mitarbeiter fordern mehr Geld.
Çalışanlar daha fazla para talep ediyor.
Diese Arbeit fordert viel Geduld.
Bu iş çok sabır gerektiriyor.
Er forderte seinen Gegner zum Kampf.
Rakibini dövüşe davet etti.
Dilbilgisi Kalıpları
((et4)) (bir şeyi) talep etmek Die Arbeiter fordern mehr Lohn.
((j-n)) (birine) meydan okumak Der Boxer fordert den Weltmeister.
((von j-m)) ((et4)) (birinden bir şeyi) talep etmek Ich fordere von dir eine Erklärung.
Benzer Kelimeler
Eş anlamlılar: verlangen, beanspruchen; Zıt anlamlılar: verzichten
Etimoloji
Eski Yüksek Almanca 'fordrōn' kelimesinden, 'vorder' (ön) ile ilişkili. Öne çağırmak.
Hafıza İpuçları
'Order' (sipariş/emir) kelimesine benzer. Bir şeyi emir verir gibi talep etmek.