Adjektiv

geflüchtet

kaçmış, sığınmış

Die geflüchtete Familie sucht eine neue Heimat.

Sığınmacı aile yeni bir vatan arıyor.

Er ist aus seinem Land geflüchtet.

Ülkesinden kaçtı.

((sıfat olarak)) kaçmış, sığınmış Die geflüchteten Menschen brauchen Hilfe.

((sein)) ((aus+3)) bir yerden kaçmış olmak Er ist aus seiner Heimat geflüchtet.

Eş anlamlılar: geflohen (kaçmış), entkommen (kurtulmuş)

'flüchten' (kaçmak) fiilinin geçmiş zaman ortacı. 'ge-' ön eki geçmiş zaman ortacını belirtir.

'geflüchtet' kelimesini İngilizce 'flight' (uçuş, kaçış) kelimesiyle ilişkilendirin. 'ge-' ön eki tamamlanmış bir eylemi gösterir, yani 'kaçış' zaten gerçekleşmiştir.

Bu sayfa öğrenme desteği amacıyla tasarlanmıştır. Lütfen resmi bir sözlük olarak değil, öğrenme referansı olarak kullanın.