Nomen

die Stände

tezgahlar, stantlar, durumlar, sınıflar

Auf dem Markt gibt es viele Stände.

Pazarda çok sayıda tezgah var.

Der Wasserstand hat mehrere Stände erreicht.

Su seviyesi birkaç kademeye ulaştı.

Die drei Stände waren Adel, Klerus und Bürger.

Üç sınıf soylular, ruhban sınıfı ve burjuvalardı.

((die Stände)) ((auf+3)) ...'daki tezgahlar Die Stände auf dem Weihnachtsmarkt sind schön.

Eş anlamlılar: Buden, Kioske (tezgahlar); Lagen, Niveaus (durumlar)

'stehen' (ayakta durmak) fiiliyle ilgilidir, bir şeyin 'durduğu' bir yeri veya 'durumunu' ifade eder.

İnsanların bir şeyler satmak için 'ayakta durduğu' pazar 'tezgahlarını' veya bir projenin 'durumunu' düşünün.

Bu sayfa öğrenme desteği amacıyla tasarlanmıştır. Lütfen resmi bir sözlük olarak değil, öğrenme referansı olarak kullanın.