Adjektiv

ansprechbar

yaklaşılabilir, konuşulabilir, tepki veren, bilinci yerinde

Der Chef ist heute sehr ansprechbar.

Patron bugün çok konuşulabilir durumda.

Der Patient war nach der Operation ansprechbar.

Hasta operasyondan sonra bilinci yerindeydi.

Das System ist zurzeit nicht ansprechbar.

Sistem şu anda yanıt vermiyor.

ansprechbar sein konuşulabilir/bilinci yerinde olmak Hasta tekrar bilinci yerine geldi.

für ((j-n)) ansprechbar sein (biri) için müsait olmak Mola'dan sonra sizin için müsait olacağım.

Eş anlamlılar: zugänglich, erreichbar; Zıt anlamlılar: unansprechbar, verschlossen (kapalı)

'ansprechen' (hitap etmek, konuşmak) + '-bar' (-ebilir) sonekinden gelir. Kelimenin tam anlamı 'konuşulabilir'dir.

'ansprechbar' olan bir kişiye 'konuşmak' ('ansprechen') 'mümkündür' ('-bar').

Bu sayfa öğrenme desteği amacıyla tasarlanmıştır. Lütfen resmi bir sözlük olarak değil, öğrenme referansı olarak kullanın.