Verb

beabsichtigen

niyet etmek, amaçlamak, planlamak

Ich beabsichtige, morgen zu verreisen.

Yarın seyahat etmeyi planlıyorum.

Was beabsichtigen Sie mit dieser Frage?

Bu soruyla neyi kastediyorsunuz?

Er beabsichtigt einen Stellenwechsel.

İş değiştirmeyi düşünüyor.

((et4)) bir şeyi niyet etmek Erken bir çözüm niyetindeyiz.

((bir şey yapmayı)) bir şey yapmayı niyet etmek Kitabı okumayı niyet ediyorum.

Eş anlamlılar: vorhaben, planen, gedenken

Ön ek 'be-' + 'Absicht' (niyet) + fiil eki '-igen'. Kelimenin tam anlamıyla 'bir şeyi niyet haline getirmek'.

İçinde 'Absicht' (niyet) ismini barındırır. Fiil 'niyet etmek' anlamına gelir.

Bu sayfa öğrenme desteği amacıyla tasarlanmıştır. Lütfen resmi bir sözlük olarak değil, öğrenme referansı olarak kullanın.