Verb

prangen

gösteriş yapmak, parlamak, göz alıcı olmak

Die Orden prangten auf seiner Brust.

Madalyalar göğsünde parlıyordu.

Die Blumen prangen in leuchtenden Farben.

Çiçekler parlak renklerle göz alıyor.

((bir şey)) prangt ((auf/an+3)) bir şey bir yerde parlamak Die Orden prangten auf seiner Brust.

Eş anlamlılar: glänzen (parlamak), strahlen (ışık saçmak), protzen (gösteriş yapmak)

Orta Yüksek Almanca 'prangen' (gösteriş yapmak, övünmek) kelimesinden gelir.

Tavus kuşunun tüylerini gösterişli bir şekilde sergilemesini ('prangen') düşünün. Kelime, dikkat çekici bir parlaklık ve gösteriş anlamı taşır.

Bu sayfa öğrenme desteği amacıyla tasarlanmıştır. Lütfen resmi bir sözlük olarak değil, öğrenme referansı olarak kullanın.