unterbrechen
Çeviri
kesmek, ara vermek, sözünü kesmek
Örnekler
Bitte unterbrich mich nicht.
Lütfen sözümü kesme.
Wir unterbrechen die Sendung für eine Nachricht.
Bir mesaj için yayını kesiyoruz.
Er musste seine Reise unterbrechen.
Yolculuğuna ara vermek zorunda kaldı.
Dilbilgisi Kalıpları
((j-n/et4)) birini/bir şeyi kesmek Lütfen konuşurken sözümü kesme.
Benzer Kelimeler
Eş anlamlılar: stören (rahatsız etmek), aufhalten (alıkoymak); Zıt anlamlı: fortsetzen (devam etmek)
Etimoloji
'unter-' (arasına) ön eki + 'brechen' (kırmak) fiili. Kelimenin tam anlamıyla 'araya girip kırmak'.
Hafıza İpuçları
Bir konuşmanın 'altından' (unter) girip akışını 'kırdığınızı' (brechen) hayal edin.