verloren
Çeviri
kayıp, kaybolmuş
Örnekler
Mein Schlüssel ist verloren.
Anahtarım kayıp.
Das Kind hat sich im Wald verloren.
Çocuk ormanda kayboldu.
Nach der Niederlage fühlte er sich verloren.
Yenilgiden sonra kendini kaybolmuş hissetti.
Dilbilgisi Kalıpları
((bir şeyi)) kaybetmiş olmak Ich habe meine Brieftasche verloren.
kayıp olmak Der Hund ist seit gestern verloren.
Benzer Kelimeler
Eş anlamlılar: weg, verschwunden; Zıt anlamlılar: gefunden, da
Etimoloji
'verlieren' (kaybetmek) fiilinin geçmiş zaman ortacı. 'ver-' öneki genellikle bir şeyin yanlış gitmesini veya uzaklaşmasını belirtir.
Hafıza İpuçları
Türkçedeki 'ver-' fiilini düşünün. Bir şeyi 'verirsen', artık sende değildir, yani bir nevi kaybolmuştur.