Nomen

der Anreiz

teşvik, özendirici, cazibe, dürtü

Die Firma bietet finanzielle Anreize.

Şirket mali teşvikler sunuyor.

Ein Bonus ist ein starker Anreiz zu arbeiten.

Bonus, çalışmak için güçlü bir teşviktir.

Der Wettbewerb schuf einen Anreiz für Innovation.

Rekabet, yenilik için bir teşvik yarattı.

((biri için)) ((bir şeye)) teşvik Prim, çalışanların daha iyi performans göstermesi için bir teşvikti. Der Bonus war ein Anreiz für die Mitarbeiter zu mehr Leistung.

Eş anlamlılar: Ansporn, Motivation; Zıt anlamlılar: Abschreckung (caydırma)

'an-' (yönelme) ve 'Reiz' (uyarıcı, cazibe) kelimelerinden oluşur. Kelimenin tam anlamıyla, sizi bir şeye çeken bir uyarıcı.

Bir işe başlamak için 'an'ı beklemek yerine bir 'Anreiz' (teşvik) arayın.

Bu sayfa öğrenme desteği amacıyla tasarlanmıştır. Lütfen resmi bir sözlük olarak değil, öğrenme referansı olarak kullanın.