Adjektiv

einzig

tek, biricik, yegane

Das ist der einzige Weg nach Hause.

Eve giden tek yol bu.

Er war der Einzige, der die Antwort wusste.

Cevabı bilen tek kişi oydu.

Einzig und allein das Ergebnis zählt.

Sadece ve sadece sonuç önemlidir.

((attributiv)) tek Das ist meine einzige Chance.

((adverbial)) sadece, yalnızca Einzig und allein er ist schuld.

tek, biricik

'Eins' (bir) + -ig. Sadece bir tane olan.

Sadece 'bir' (eins) tane var.

Bu sayfa öğrenme desteği amacıyla tasarlanmıştır. Lütfen resmi bir sözlük olarak değil, öğrenme referansı olarak kullanın.