befüllen
Çeviri
doldurmak
Örnekler
Ich befülle die Flasche mit Wasser.
Şişeyi su ile dolduruyorum.
Der Tank muss befüllt werden.
Deponun doldurulması gerekiyor.
Dilbilgisi Kalıpları
((bir şeyi)) ((bir şeyle)) doldurmak ((et4)) ((mit+3)) Kovayı kumla dolduruyor. Er befüllt den Eimer mit Sand.
Benzer Kelimeler
Eş anlamlılar: füllen, auffüllen; Zıt anlamlılar: leeren
Etimoloji
'be-' öneki (bir şeye etki eden) + 'füllen' (doldurmak). Belirli bir nesneyi doldurma eylemini vurgular.
Hafıza İpuçları
'be-' öneki genellikle bir fiili geçişli yapar. Sadece genel olarak 'doldurmak' değil, belirli bir kabı 'be-füllen' (doldurmak) anlamına gelir.