Nomen

die Begeisterung

coşku, heyecan, şevk

Seine Begeisterung für Musik ist ansteckend.

Müziğe olan coşkusu bulaşıcıdır.

Die Kinder zeigten große Begeisterung für das Spiel.

Çocuklar oyuna büyük bir coşku gösterdiler.

Er erledigte die Aufgabe mit großer Begeisterung.

Görevi büyük bir coşkuyla tamamladı.

((bir şeye duyulan)) ((coşku)) bir şeye duyulan coşku Bilime karşı büyük bir coşku gösteriyor.

((coşkuyla)) coşkuyla Yeni proje üzerinde coşkuyla çalışıyor.

Enthusiasmus, Leidenschaft; Zıt anlamlılar: Gleichgültigkeit (ilgisizlik)

'be-' (ön ek) + 'Geist' (ruh) + '-erung' (isim eki) kelimelerinden gelir. Bir şeye ruh katmak anlamına gelir.

'Geist'inizin (ruhunuzun) heyecanla yükseldiğini düşünün.

Bu sayfa öğrenme desteği amacıyla tasarlanmıştır. Lütfen resmi bir sözlük olarak değil, öğrenme referansı olarak kullanın.