Adjektiv

eingemacht

konserve edilmiş, turşusu kurulmuş, reçel yapılmış

Eingemachtes Obst schmeckt im Winter gut.

Konserve meyve kışın lezzetli olur.

Die Gurken sind selbst eingemacht.

Salatalıklar ev yapımı turşudur.

eingemacht + İsim konserve ... Konserve meyve yemeyi severim (Ich esse gern eingemachtes Obst).

Eş anlamlılar: konserviert (konservelenmiş), eingelegt (turşulanmış); Zıt anlamlılar: frisch (taze)

'ein-' (içine) ve 'machen' (yapmak) fiilinin geçmiş zaman ortacı olan 'gemacht' kelimelerinden gelir. Kelimenin tam anlamıyla '(kavanozun) içine yapılmış' demektir.

Yiyecekleri korumak için bir kavanozun 'içine' (ein) 'yapmak' (machen) olarak düşünün.

Bu sayfa öğrenme desteği amacıyla tasarlanmıştır. Lütfen resmi bir sözlük olarak değil, öğrenme referansı olarak kullanın.