Verb

sitzen

oturmak, uymak (kıyafet), bulunmak

Ich sitze auf dem Stuhl.

Sandalyede oturuyorum.

Das Kleid sitzt perfekt.

Elbise tam uyuyor.

Er saß zwei Jahre im Gefängnis.

İki yıl hapiste yattı.

((biri)) oturuyor ((bir şeyin üzerinde/içinde.dat)) biri bir şeyin üzerinde/içinde oturuyor Ich sitze auf dem Stuhl.

((bir şey)) uyuyor ((birine.dat)) bir şey birine uyuyor Gömlek bana iyi uyuyor.

hapiste olmak hapiste olmak Er sitzt im Gefängnis.

Eş anlamlılar: hocken (çömelmek); Zıt anlamlılar: stehen (ayakta durmak), liegen (yatmak)

Eski Yüksek Almanca 'sizzen' kelimesinden gelir, İngilizce 'to sit' ile kökteştir.

İngilizce 'sit' fiiline çok benziyor. Sadece 'z' harfini 'ts' gibi telaffuz edin.

Bu sayfa öğrenme desteği amacıyla tasarlanmıştır. Lütfen resmi bir sözlük olarak değil, öğrenme referansı olarak kullanın.