noun

ransom

fidye

The kidnappers demanded a huge ransom.

Kaçıranlar büyük bir fidye talep etti.

They held the boy for ransom.

Çocuğu fidye için tuttular.

((bir fidye)) bir esirin serbest bırakılması için talep edilen para Kaçıranlar büyük bir fidye talep etti.

((birini fidye için tutmak)) birini esir tutmak ve para talep etmek Çocuğu fidye için tuttular.

Eş anlamlılar: payment, payoff, price

Eski Fransızca 'rançon' kelimesinden, Latince 'redemptio' (geri satın alma, kurtuluş) kelimesinden gelir.

'Rastgele bir meblağ' (random sum) paranın 'fidye' (ransom) olarak talep edildiğini hayal edin.

Bu sayfa öğrenme desteği amacıyla tasarlanmıştır. Lütfen resmi bir sözlük olarak değil, öğrenme referansı olarak kullanın.