verb

relate

ilişkilendirmek, anlatmak, anlamak

I can't relate these two events.

Bu iki olayı birbiriyle ilişkilendiremiyorum.

He relates the story of his journey.

Yolculuğunun hikayesini anlatıyor.

I can relate to your feelings.

Duygularını anlayabiliyorum.

((bir şeyi)) ((bir şeyle)) ilişkilendirmek I can't relate these two events.

((bir şeyi)) anlatmak (hikaye vb.) He relates the story of his journey.

((birine/bir şeye)) anlamak, empati kurmak I can relate to your feelings.

Eş anlamlılar: connect, associate, link; narrate, recount; empathise, understand

Latince 'geri getirmek' anlamına gelen 'referre' fiilinin geçmiş zaman ortacı olan 'relatus'tan gelir. 're-' (geri) ve 'latus' (taşınmış) kelimelerinden türemiştir.

İki şeyi bağlantılarını görmek için 'geri' ('re-') bir araya getirdiğinizi düşünün.

Bu sayfa öğrenme desteği amacıyla tasarlanmıştır. Lütfen resmi bir sözlük olarak değil, öğrenme referansı olarak kullanın.