verb

render

sunmak, kılmak, resmetmek, işlemek

They rendered assistance to the victims.

Kurbanlara yardımda bulundular.

The news rendered him speechless.

Haber onu nutku tutulmuş hale getirdi.

The artist rendered the scene in watercolours.

Sanatçı sahneyi suluboya ile resmetti.

It took hours to render the 3D model.

3D modeli işlemek saatler sürdü.

((birine)) ((bir şey)) sunmak. Hayatta kalanlara yardım ettiler.

((birini/bir şeyi)) ((sıfat)) kılmak. Darbe onu bilinçsiz kıldı.

Eş anlamlılar: provide, give, make, depict

Eski Fransızca 'rendre' kelimesinden gelir, anlamı 'geri vermek, sunmak, teslim etmek'tir.

Bir hizmeti 'sunmak' yani 'vermek' olarak düşünün. Veya birini çaresiz 'kılmak' yani 'o hale getirmek' olarak düşünün.

Bu sayfa öğrenme desteği amacıyla tasarlanmıştır. Lütfen resmi bir sözlük olarak değil, öğrenme referansı olarak kullanın.